Tüp Mide Ameliyatı (Mide Küçültme)

Obezite ülkemizde ve dünyada her geçen gün artış göstererek çağımızın hastalığı unvanını pekiştiriyor. Mevcut istatistiklere göre ölüme sebep olan önlenebilir hastalıklar içerisinde obezite ikinci sıradadır. Tüp Mide (Mide Küçültme) Ameliyatı, obeziteye karşı verilen mücadelede son yıllarda en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemidir. Komplikasyon oranının düşük olması ve operasyon sürecinin konforlu olması nedeniyle sık tercih edilmektedir. Tıbbi litaratürdeki adıyla Laparoscopic Sleeve Gastrectomy (Tüp Mide) operasyonu sonrasında fazla kiloların çoğu yaklaşık olarak bir yıl içerisinde verilmektedir.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Tüp mide ameliyatında laporoskopi adı verilen kapalı ameliyat tekniği uygulanmaktadır. Ameliyat genel anestezi altında yani hasta tamamen uyutularak uygulanmaktadır. Midenin bitiş noktası olan piloradan 3-6 cm uzaklıktan başlanarak özel ekipmanlar ve yöntemlerle mide tüp haline getirilmektedir. Normal şartlarda balon biçiminde olan midenin bombe kısmı çıkartılır. Operasyon sonunda midenin yaklaşık %70-80’i ayrılıp çıkartılmış olur. Tüp mide ameliyatı yaklaşık 45 dakika sürmektedir. Operasyonun ardından 3 farklı mekanizmanın birleşmesiyle etkin şekilde kilo kaybı sağlanmaktadır.

Tüp mide ameliyatı esnasında midenin iştah hormonu (Ghrelin hormonu) salgılayan kısmı olan fundus tamamen çıkartıldığından operasyonun ardından hastanın iştahı azalır.

Midenin hacmi her seferinde ancak yaklaşık bir çay bardağı kadar gıda alabilecek kadar küçültülmüş olduğundan az miktarda gıda alımıyla tokluk hissi sağlanır.
Midede rezervuar adı verilen kısım çıkartıldığından vücuda alınan gıdaların ince bağırsağa geçişi hızlanır ve GLP adı verilen tokluk hormonu normalden erken salınır. Bu sayede hızlıca doygunluk hissine ulaşılmış olur.

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Tüp mide ameliyatı ileri derecede obezite hastası olan kişilere yani beden kitle indeksinin 40 ve üzerinde olması durumunda uygulanabilmektedir. Son yıllarda kişinin sağlık öyküsü dikkate alınarak beden kitle indeksi 35 üzerinde olan obezite hastalarında da tüp mide ameliyatı uygulanabilmektedir. Kişilerin operasyon öncesi doğal yöntemlerle kilo vermeyi denemesi önerilmektedir fakat ileri derece de obezite hastalarında diyet ve spor programlarıyla kilo verilebilmesi çok mümkün değildir. Ergenlik dönemine girmeyen ve ileri yaşlarda ki hastalara, bir yıl içinde gebelik planlaması mevcut olan kadınlara tüp mide ameliyatı yapılmamaktadır. Bu durumlar haricinde ameliyat öncesinde yapılan tetkiklerle sağlık durumunun uygun olduğu saptanan obezite hastalarına tüp mide operasyonu uygulanmaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası

Tüp mide ameliyatının ardından hastalara genellikle 1-2 gün katı ve sıvı gıda verilmez. Hekimler tarafından adım adım belirlenen beslenme planı uygulanarak ameliyat sonrası uyum sürecine başlanır. Hastalar genellikle bir iki gün içerisinde taburcu edilmektedir. İlk dönemde su, süt, meyve suyu, tavuk suyu gibi sıvı gıdalarla beslenme sağlanır. Hekimlerin önerdiği beslenme planına sadık kalınması durumunda ameliyat yaralarının iyileşme süreci hızlanır ve kaçak vs gibi komplikasyonların görülmesi olasılığı azalır. Ameliyatın kapalı yöntemle yapılması sayesinde ameliyat izi ve ameliyat sonrası ağrılar minimum düzeyde görülmektedir, tüp mide ameliyatının sık tercih edilen bir yöntem olmasının nedenlerinden biri de budur. Kilo verme sürecinin başlamasıyla obeziteyle ilintili gözlemlenen uyku apnesi, tansiyon, eklem rahatsızlıkları vb. hastalıklar da yüksek oranda gerileme gözlemlenmektedir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kilo Verme

Tüp mide (mide küçültme) ameliyatı sonrasında ilk iki üç ay çok hızlı kilo kaybı yaşanmaktadır. İlk aylarda hızlı kilo kaybı yaşanması hastaların motivasyonunu yükselterek spor ve beslenme planı önerilerine uyum sağlamalarına destek olmaktadır. İlk aylarda olduğu kadar hızlı seyirde olmasa da aktif kilo verme süreci birinci yılın sonuna kadar devam etmektedir. Birinci yılın ardından kilo verme hızı azalsa da ortalama 18-24. aya kadar kilo verme süreci devam etmekte, sonrasında durmaktadır. Tüp mide ameliyatı geçiren, beslenme planı ve spor önerilerine sadık kalmayan hastalarda kilo verme sürecinin ardından, eski kilolarına ulaşmaları mümkün olmasa da kilo artışı gözlemlenmesi mümkündür.

Tüp mide ameliyatı sindirim sistemin doğal gidişatında bir değişiklik yaratmadığından ve açlık hormonu salgılanması azalıp, uzun süreli tokluk hissi sağlandığından avantajlı bir yöntemdir. Diğer cerrahi yöntemlerle kıyaslandığında vitamin ve mineral kaybı daha az görülmektedir. Tüp mide ameliyatı sonrasında istenen sonuçlar alınamadığında başka bir operasyona çevrilme şansının bulunması da bu operasyonun avantajlı yönlerinden biridir.

Obeziteye karşı harekete geçmeyi ertelemeyin. Tüp mide ameliyatı hakkında sorularınız ve ön görüşme için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.

WhatsApp Destek

Menü