Tip 2 Diyabet Ameliyatı

Şeker hastalığı genetik faktörler, dengesiz beslenme, hareketsiz yaşam tarzı vb. nedenlerle ortaya çıkan; kan glukozunun (şeker seviyesinin) yüksekliği ile seyreden bir hastalıktır. Yediğimiz yiyeceklerden elde ettiğimiz glukoz vücudumuzun en önemli enerji kaynağıdır. Pankreasta üretilen insülin, glukozun hücrelere dağıtılmasında ve enerji üretilmesinde yardımcı olur.

Diyabet iki farklı türde gözlemlenebilmektedir.

Tip 1 Diyabet’te vücutta insülin üretilemez, hasta kişinin bağışıklık sistemi pankreas hücrelerine saldırarak onları yok eder. Genelde çocuklarda ve gençlerde görülür fakat ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Tip 1 Diyabet hastaları her gün insülin kullanmak zorundadırlar. Tip 2 Diyabet genelde ileri ve orta yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Vücutta yeterli insülin üretilemez veya üretilen insülin düzgün kullanılamaz. Tip 2 Diyabet hastalarında ilaç tedavisi ve cerrahi işlemler uygulanabilmektedir.

Diyabet Hastalığı Belirtileri

Diyabet hastalığında Dünya istatistikleri incelendiğinde; diyabet hastalığının görülme sıklığı artışında zirve konumunda ki ülkelerden birinde yaşıyoruz. Tanı alan hasta sayısının çokluğuna ek olarak tanı almayan, hastalığının farkında olmayan diyabet hastalarının sayısı da azımsanmayacak ölçüde. Ülkemizde her 10 kişiden biri diyabet hastası ve bu oranın ilerleyen yıllarda artış göstermesi bekleniyor. Peki bu kadar çok sayıda kişiyi etkileyen diyabet hastalığının belirtileri nelerdir? Çok su içme eğilimindeyseniz ve sık idrara çıkıyorsanız, çok su tüketmenize rağmen ağzınızda kuruluk hissediyorsanız vücudunuzu dikkatle dinlemenizi tavsiye ederiz zira bunlar en sık gözlemlenen belirtilerdir. Ciltte kuruluk, açılan yaraların iyileşme süresinin normalden çok uzun olması,ellerde ve ayaklarda görülen uyuşma ve hissizlikte diyabetin belirtileri arasındadır.

Günümüzde dünyada ve ülkemizde Tip 2 Diyabet tanısı alan kişi sayısı hızla artış göstermektedir. Özellikle 40-59 yaş aralığında diyabet tanısı konmuş hasta yoğunluğunda büyük artış gözlemlenmektedir. Hastalıkta görülen ciddi artışla birlikte diyabet tedavisinde de yeni yöntemler denenmekte ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. Yazımızda Tip 2 Diyabet hastalarında uygulanabilen cerrahi yöntemden bahsedeceğiz.

Metabolik Cerrahi ve Tip 2 Diyabet

Tip 2 diyabet ameliyatının uygulanabilmesi için kişinin hastalığa ne zamandır sahip olduğu, hastalığın derecesi ve genel sağlık durumu incelenip ameliyat hakkında karar verilebilmektedir. Metabolik cerrahi Tip 1 diyabet hastalarına uygulanamamaktadır. Tip 2 diyabet hastalarında da operasyona uygunluklarına uzman hekim tarafından yapılan incelemelerin ardından karar verilmektedir. Hastalığın başladığı yaş, uygulanan ilaç tedavisi, vücudun insülin rezervi gibi pek çok faktör dikkate alınarak inceleme yapılmaktadır.

Ameliyat değerlendirmesinde en önemli faktör hastanın insülin rezervidir. Pankreasın insülin üretip üretmediği araştırılır ve operasyonun yapılıp yapılamayacağına ve operasyon yapılması halinde hastalığın ne kadar gerileyeceği belirlenir. Tip 2 diyabet yavaş ve sinsi ilerleyen bir hastalık olarak bilinmektedir. Hastaların çoğunda tanı koyulduğunda orta ve büyük ölçekli damar hasarı saptanmaktadır. Her hastanın öyküsü bağımsız olsa da genellikle bir Tip 2 diyabet hastasının insülin rezervi genellikle ortalama 10 yıllık bir süre zarfında tükenmektedir. İnsülin rezervinin tükenmesinin ardından organ kayıpları başlamaktadır. Operasyon için iyi sonuçlar alınması için erken dönemde teşhis ve tedavi büyük önem taşımaktadır.

Tip 2 diyabet ameliyatı kapalı(laparoskopik) olarak yapılmaktadır. Karın bölgesinde açılan küçük deliklerle uygulanan ameliyatın ardından rutin hayata dönüş hızlı ve kolaydır. Ameliyatın ardından uzman hekimin hazırladığı beslenme planı uygulanarak hasta normal düzenine dönüş sağlayabilmektedir. Sıvı beslenmeyle başlanarak altı aylık bir periyot sonunda rutin yeme düzenine devam edilir. Tip 2 diyabet cerrahisi operasyonunun ardından hastaların kanlarında bulunan glukoz seviyesinin yanı sıra, kolesterol, obezite, karaciğer yağlanması, kapanmayan yaralar gibi problemlerinde de iyileşme gözlemlenmektedir. Yaygın kanının aksine Tip 2 diyabet ameliyatı sonrasında hayat boyu ilaç ve vitamin takviyesi kullanma zorunluluğu yoktur. Genellikle ilk ay ağırlıklı olmak üzere ameliyatı takip eden bir yıl içerisinde kullanılan vitamin takviyeleri sonrasında takviye olmadan normal beslenme rutinine dönülebilir. Tip 2 diyabet hastalarının kullandığı ilaçlar ve insülin şırıngalarından uzak bir yaşam sürmekte ameliyatın en olumlu yanlarından birisidir. Ameliyatta sonra ki aylarda hastaların %95’nde tüm ilaçlar ve insülin bırakılmaktadır. Hasta ameliyat öncesinde aynı zamanda obezite hastasıysa insülin seviyesinin normale dönmesi için kilo kaybının gerçekleşmesinden sonra meydana gelir. Ameliyatın ardından günlük iyi bir egzersiz ve beslenme rutini oturtan hastalarda insülin düzeyi sabit şekilde devam eder.

Diyabet belirtileri taşıdığınızı düşünüyorsanız en kısada bir uzmana başvurmalısınız. Unutmayın erken teşhis etkin tedavi imkanı yaratır. Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.

Whatsapp Destek